Alışverişte Kadınların Davranışları Nasıl Olmalıdır?

img

Her geçen gün değişen ve gelişen dünyada, özellikle de kadınlar arasında, çağımızın en büyük hastalıklarından biri de alışveriş tutkusu olmuş durumda. Öyle ki alışveriş mağazasına girdikten sonra dışarıya çıkmakta epey zorlanan kadınlar bile var günümüzde. Eskiden sadece ihtiyaç olduğu için alınıp kullanılan eşyalar, kıyafetler günümüzde ihtiyaçtan çok istek halini almış bulunuyor. İnsanlar, özellikle de kadınlar, ihtiyacı olsun ya da olmasın evinde her şey bulunsun istiyor. Üstelik durum bununla da son bulmuyor. Çağımız insanı aldığı her şey sektörün en iyisi olsun istiyor. Ayakkabılar, çantalar, kıyafetler, makyaj malzemeleri, el kremleri, teknolojik cihazlar, mobilyalar ve aklınıza gelebilecek daha birçok şey.. Her şeyin en güzeli kendinde bulunsun ve bu konuda kimse onu geçemesin istiyor. Üstelik bunu milyonlarca kadın aynı anda istiyor. Bu durumda da dünyada çok canlı bir alışveriş cümbüşü ortaya çıkıyor. Hiç şüphesiz ki bu durumdan en büyük kârı elde eden de alışveriş mağazaları oluyor. Kadınların bu alışveriş tutkusu onları daha iyiyi yapmaya teşvik ediyor ve en iyisini yapıp rakip firmalardan daha ileride olmak adına sürekli çalışıyorlar. Olay bununla da sınırlı kalmıyor. Sırf kadınların bu alışveriş merakı yüzünden neredeyse her gün yeni bir mağaza açılıyor. Bunun yanında her geçen gün yeni marka isimleri ortaya çıkıyor ve bu alışveriş çılgınlığı her yeni günde daha da artıyor.

alışveriş kadın

Kadınlarda Alışveriş Hastalığı Nedir?

Kadınlarda çok fazla örneğini gördüğümüz ve zararsız olarak tanımladığımız bu alışveriş çılgınlığı artık önüne geçilmez bir hale gelmiş durumda. Neredeyse her gün yeni bir marka kendini tanıtabilme adına reklam filmleri çekiyor ve kadınları ürünlerini almaya teşvik ediyor. Nereden baksanız dünyadaki birçok kadın da buna hayır diyemiyor. Bu önüne geçilmez tutku yüzünden de kredi kartı limitleri doluyor, insanlara tek bir kart yetmez oluyor. Borçlar, sıkıntılar günden güne artarken yine de alışveriş listelerinde azaltmaya gidilmiyor.

Kadınların bu zaafını fırsat bilen firmalar ise onlara sürekli olarak yeni ürünler dayatıyor. Bu hayır diyememe durumu artık günümüzde bir hastalık olarak tanımlanıyor. Bu tutku bugün öyle bir noktaya gelmiş ki sadece filmlere konu olmakla kalmamış ünlü araştırmacılar tarafından çeşitli deney ve gözlemlere bile başvurulmuş durumda. Yine bu konuyla ilgili yapılan bir araştırma sonuçları şöyle;

“Araştırmalar, satın alma tercihlerimizin % 85’inin bilinçaltı düzeyde gerçekleştiğini söylüyor. Satın alma tutkusu ardındaki sırlar, pazarlamanın nörobilimden faydalanmaya başlamasıyla da daha açıklanabilir olmaya başladı. Çünkü bu araştırmalar, insanların sözlerine göre oluşturulan anketlere nazaran markaları daha güvenilir, somut verilere ulaştırıyor.”

Bu araştırma sonucundan da anlaşılacağı üzere, alışveriş tutkunları satın alma konusunda hür iradelerini kaybetmiş bulunuyor. Onların neyi alıp almayacağına kendileri değil, bilinçaltı adı verilen beynin bir bölümü karar verir olmuş durumda. Bu durumdan kurtulmak epey zor görünse de bir uzman sayesinde, hastalık adını almış bu tutkudan kurtulmak hâlâ mümkün.

Etiketler:, ,

Bu Yazılarımızda İlginizi Çekebilir


Yorum Yap - Soru Sor

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir