Avrupa’da Genel Kültür Nasıl Şekillenir?

img
  1. yüzyıl Avrupa’nın iç dengelerinin değişip şekillendiği, modern dünyaya geçişin ilk adımlarının atıldığı dönemdir. 1400 yıllarında gerçekleşen ticari devrim süreciyle Ortaçağ sonrası din, bilim, teknik gibi alanlarda gelişim meydana gelmiştir. Yüzyıl Savaşları’nın son bulmasıyla (1492) Avrupa’da yeni bir sosyal, ekonomik ve siyasi dönem başlamıştır. “Avrupa’da genel kültür nasıl şekillenir?” sorusunun cevabı çoktur.

Bilimsel ve teknolojik gelişimler kaldıraç, mekanik ve metal işleme sisteminden haritacılık ve yağlı boyaya kadar yenilik göstermiştir. Şimdiki gelişmelere bakıldığında Avrupa sadece ticari alanda değil, güçlü bir kültürel alt yapı sayesinde neler başarılacağını göstermiştir. Bu kültürü oluştururken Doğu kültüründen de yararlanmıştır. Anlaşılan o ki, birlik olmadan, dirlik olamayacağını fark etmişlerdir. Seksenli yıllardan itibaren birlik-beraberlik ve siyasi alanda uygulanan politikaları kültürel anlamda kaynaşmaya yer vermiş olsa da kültürel çeşitliliği desteklemek yerine tek tip Avrupalı modeli üzerinde durmuşlardır. İkinci Dünya Savaşı sonrası daha çok ekonomik anlamda kalkınma sağlamışlardır.

Avrupa’nın bütünleşebilmesi 1950 yılında Fransa Dış İşleri Bakanı’ndan etkilenilerek yazılan bildiriyle olmuştur. Avrupa Birliği’nin sağlanmasıyla ilk olarak Fransa ve Almanya arasındaki anlaşmazlıklar çözülme yoluna gitmiştir. Böylece ideolojik ve kültürel açıdan birbirini tamamlayan ve geliştiren ulusal bağlılıklar kurulmuştur. 1992 yılında üyelerle imzalanan anlaşma sonrası ekonomik anlayışın yanında, kültürel, sosyal ve siyasal birleşmeyi beraberinde getiren yenilikler olmuştur. Milli ve bölgesel farklılığa saygı duyularak ortak bir kültürel mirası ortaya çıkarmak hedeflenmiştir. Üye ülkeler birbirlerinin kültürel faaliyetlerini daima destekleyeceğine ve ihtiyaçlarına karşılık vereceğine dair sözleşmiştir. Avrupalı kimlik bilinci ise sistematik olarak yönetim tarafından devreye sokulmuştur. Politik faaliyeti yoktur yalnız Avrupa Birliğinin zeminini oluşturan kültürün farkında olunması istenmiştir.

Avrupa kimliği söyleminde her azınlığın katkıda bulunduğu çok kültürlü bir yapı vardır. Zaman içerisinde dil, askeri kuvvet, hukuk gibi alanlarla perçinlenmiş süper devlet kültürü yaratma amacı güdülmüştür. Bu söylem gayet önemli ve iddialıdır çünkü ardından uyum, güvenlik, birlik, beraberlik ve bütünleşme olacağına inanılır.

Etiketler:, ,

Bu Yazılarımızda İlginizi Çekebilir


Yorum Yap - Soru Sor

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir