İşsizlik ve Depresyon

img

Ünlü mucit Alexander Graham Bell diyor ki” Bir kapı kapanırsa öbürü açılır, ancak o kadar üzgün oluyoruz ki yeni açılan kapıyı göremeyebiliyoruz!” Depresyon hayatımızın bir parçası haline geldi. Her 3 kişiden biri hayatının bir döneminde mutlaka depresyon geçirmiştir. Depresyon; uzun süreli olarak üzgün olmak hayattan kopmak ve hiç bir şeyden zevk alamamak olarak nitelendirilebilir. Günümüzde işsizlik nedeniyle depresyona giren milyonlarca insan var.

En azından işten atılmak veya işinizden kovulmak bir insan için son derece travmatik olabilir. Devam eden durgunlukla birlikte, her yıl işten çıkarılan bir takım insanların çoğu  kendi hataları olmamasından dolayı daha çok depresyona giriyorlar. İnsanları ve hayatı suçlamaya başlıyorlar. Ruhsal dengesizlikler baş gösteriyor. Bir işte iseniz ve işinizi ne kadar kısa süreli olursa olsun; işten atılmak sizi her an depresyona sokabilir. Yeni iş fırsatları ve yeni iş alanları açık olduğu halde; istek ve enerjiniz azalabilir. Günlük rutininizi kaybetmek alışkın olduğunuz yaşam tarzının birden bire köklü olarak değişmesi, gelir kaynağınızın kuruması, güvende olma duygunuzu sarsar. Öfke, şok, inkar, korku ve paniğe yol açabilir.

Herhangi bir travmatik olay gibi, iş kaybı da üzüntü ve depresyona yol açar. Ne yazık ki, bu duygular  iş arama isteğinizi ve motivasyonunuzu son derece zor hale getirebilir, Özellikle de kasvetli bir iş dünyasında yaşıyorsanız… Öfke ve kızgınlık hissi olmadan iş görüşmeleriyle yüzleşmek zordur. Depresyon ve stres aynı zamanda baş ağrısı ve ruhsal tükenme gibi bazı sağlık sorunlarına yol açabilir. Mesleki Sağlık Psikolojisi Dergisinde yayınlanan bir araştırmaya göre, 756 işsiz iş arayanının sağlık ve duygusal işlevleri izlendi. Michigan Üniversitesi – Ann Arbor tarafından yürütülen bu çalışmaya göre, katılımcıların yüzde yetmişi istihdam edilmesine rağmen, iki yıldan sonra yaygın hastalıklar ve yanlış işleyiş içeren iş kaybının yan etkilerini bildirdiler. Öfke ve kızgınlık hissi olmadan iş görüşmeleriyle yüzleşmek zordur.

Depresyon ve stres aynı zamanda baş ağrısı ve tükenme gibi bazı sağlık sorunlarına yol açabilir. Mesleki Sağlık Psikolojisi Dergisinde yayınlanan bir araştırmaya göre, 756 işsiz iş arayanının sağlık ve duygusal işlevleri izlendi. Michigan Üniversitesi – Ann Arbor tarafından yürütülen bu çalışma, katılımcıların yüzde yetmişi istihdam edilmesine rağmen, iki yıldan sonra yaygın hastalıklar ve yanlış işleyiş içeren iş kaybının yan etkilerini bildirdiler.

Araştırmalar az sayıda insan üzerinde yapıldı. Ancak genelleştirilebilir. İşsizlik ekonomik gücün birden bire sekteye uğraması demek olduğu için;  ve bizler ihtiyaçların sınırsız kabul edildiği fiziksel bir dünyada yaşadığımıza göre işsizlik depresyona neden olabilecek en güçlü faktör olmaya devam edecektir.

Duygularınızı kabul etmek önemli olmakla birlikte, işinizi kaybettiğinizde ve işsizken kendinizi eleştirmemek veya suçlamak çok önemlidir. Kendinize acımayı bırakmanız gerekiyor. İşinizden ayrılmanın dünyanın sonu olmadığını da bilmeniz gerekiyor. Hayal kırıklığı ve öfkenin devam etmesine izin vermek önemli bir rol oynamakla birlikte, bunu birçok yapıcı yolla yapabilirsiniz. Topluluk faaliyetlerinde gönüllü olarak çalışmak ve koşu, yürüyüş ve yüzme gibi katı fiziksel aktivitelere katılmak aklınızı değiştirmek için yardımcı olabilir. Olumlu kitap okumak ve ilham verici film izlemek de yardımcı olabilir. İşinizi kaybettikten sonra, depresyon belirtileri gözlemlerseniz veya fiziksel rahatsızlıklarınız varsa, bir doktor veya psikolojik danışman yardımı isteyin. Aileniz, arkadaşlarınız ve iş arkadaşlarınızla temasa geçin, yalnız kalmayın; ruh halinizi yükseltin ve benlik saygısını artırarak bu zor durumla başa çıkmaya gayret edin. Motivasyonunuzu kaybetmek, umudunuzu kaybetmek demektir. Bunlar kaybolursa her şey kaybolur.

Etiketler:, , , , ,

Bu Yazılarımızda İlginizi Çekebilir


Yorum Yap - Soru Sor

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.