Sefiller Kitap İncelemesi

img

İnsanlığı derinden etkileyen olayların anlatıldığı tarih biliminde ve bu olayların meydana gelmesindeki en büyük sebep olan “düşüncelerin” bilimi felsefede var olan, insanoğlunun düşünce yapısını değiştirme ve eğilimlerine yön verme etkisi, çok az edebi eserde (roman, hikaye vb.) vardır. Bunlardan biri ve en önemlilerinden sayılan başyapıtı; Les Miserables özgün adıyla Sefiller romanıdır.

Konusu Bakımından Eser:

Geçmişte yaptığı bir hırsızlık yüzünden kürek mahkumluğuna çarptırılan ve uzun yıllar kürek mahkumu olarak ağır işler yapan Jean Valjean, yıllarca yaptığı belli bir birikimi de yanına alarak hapisten çıkar ancak nereye başvurursa başvursun hiçbir yer onu elindeki, mahkumluğunu simgeleyen sarı kağıt yüzünden konaklatmaz.

Bir bankta uyuya kalan Jean Valjean yanına yaklaşan yaşlı bir kadının tavsiyesi üzerine köşede buluna bir eve girer ve o evin sahibine başından geçenleri anlatır. Her şeye rağmen kendisini evine alan bu adama şaşkınlıkla bakar ve eve girer. Ona çok iyi muamele eden bu kişi aslında bir psikopos olan Myriel’dir. Buna rağmen Jean Valjean evdekilere ve yaptıkları iyi muameleye ihanet eder ve geceleyin yine eski bir alışkanlığı olan hırsızlık yapar.

Evde bulunan gümüş çatal-kaşıkları torbasına doldurur ve karşısında Myriel’i görür. Ona bir yumruk atar ve hemen evden kaçar. Ancak sabahleyin polisler onu psikoposun evine getirir ve cezalandırılması için ne yapılmasını istediğini sorarlar. Myriel, onun suçlu olmadığını ve hırsızlık yapmadığını, ona bunları kendisinin verdiğini belirtir. Jean Valjean şaşkınlık içinde kalsa da hayatını bir kez daha kürek mahkumu olarak geçirmek istemediğinden sesini çıkarmaz ve Myriel son olarak kulağına şunu fısıldar; “Bunlarla senin ruhunu satın aldım.” Jean Valjean hayatı boyunca yaşadığı kendi kanısınca kötü ve günahkar yaşamına bu etkileyici olaydan sonra son verir ve hayatını iyilik yapmak üzerine geçirir.

Uzun zaman sonra belediye başkanlığına kadar yükselir, bir fabrika kurar ve yüzlerce insana iş imkanı sağlar. Herkese yardım eder ve herkes tarafından sevilir. Kocası tarafından terkedilmiş Fantine ve kızı Cosette’e sahip çıkar. Annesi öldükten sonra Cosette’in manevi anlamda babalığını yapar. Zamanla Cosette büyür ve Marius adındaki bir gence aşık olur. Jean Valjean başta onaylamadığı bu aşkı, Fransız İhtilali’nin patlak verdiği bir dönemde sokakta barikat savaşına giden Marius’u takip ettikten ve hatta ona yardım ve Cosette’i düşündüğü için savaşa katıldıktan sonra onaylar. Marius ve Cosette’in mutluluğunu dilediği bir konuşmayla ölür ve kitap sona erer.

Yapısı Bakımından Bir Başyapıt:

Victor Hugo bu kitabı yirmi yılda yazdı. Bunun en büyük sebebi inceleme anlamında bakıldığında, kitapta yalnızca; kurgu, betimleme ve buna benzer edebî unsurların oluşu değil, bunun yanında; tarihten, felsefeden ve siyasetten oldukça yüklü bir birikimin olmasıdır. Fransız İhtilali’ni, Waterloo Savaşını, Avrupa’yı, burjuvaziyi ve daha birçok konuyu bir romanın içine kurguyla beraber koyan yazarın, şiirsel bir üslupla ve romantik bir tavırla yazdığı kitabı şaheser olmak konusunda halen iddiasını sürdürüyor.

Etiketler:, , ,

Bu Yazılarımızda İlginizi Çekebilir


Yorum Yap - Soru Sor

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.